aşk perisi… bir İKSV Film Festivali hatırası =)

“- Merhaba, ben Fiona, periyim ben.

3 dilek hakkın var, ne istersin?

– Motorsiklet

(sabah yatağın yanında bir motorsiklet bulur)

– Başka?

– Hiç bitmeyen benzin

(ertesi gün Fiona ona bir benzin tankerinin anahtarını verir)

– Peki 3. dileğin ne?”Böylece bir koşuşturmaca başlar. Bir bakarsın Fiona’yla Dom denizanalarıyla hatta denizanası kılığındaki poşetlerle yosunlarla, istiridyelerle yüzerler; bir bakarsın Fiona akıl hastanesine götürülür (sanki peri olunamazmış gibi)… Böyle hüüp diye Fiona’nın karnı şişer, Dom onu hastaneden kaçırır ama bir trençkotun içinde ; ) Terasta güneşlenirlerken a bir bakarsınız minik Jimmy gelivermiş. Arada bir de otele gelen müşterinin oradaki 3 siyahi genci yurtdışına kaçırması, polislerin koşuşturması, benzin tankerinin patlaması, küresel ekonominin 4 kişi arasında geçen minik bir 30 snde özetlenmesi, her zaman göremediğimiz renklerin keskin kullanılışı, kozmopolitlik, dans (ama öyle güzel falan görünmüyor, o içlerinden gelişi, samimiyetinin insanı alıp götürmesi) vb herşeyi alakasız ögelerle açıklanmış olması çok şaşırtıcı ve keyifli. Neyse işte böyle bir hengamenin içinde ara ara Fiona, Dom’a 3. dileğini düşünüp düşünmediğini sorar, yok Dom’un aklında hiçbirşey yok.

Son sahnede, Fiona ve Dom, ellerinde Jimmy, bebek arabasında yine bir koşuşturmaca ve kaçıştayken peri yine sorar:

– 3. dileğini düşündün mü?

Dom:

– ?!?!?!?

Yok, yok işte. bisikleti bozulmuş, onun yerine bir scooter istiyordu, e çok parası yok, sınırsız benzini olsaydı keşke de onu hep kullanabilseydi, o kadardı… Sonra bir anda bir peri onun karşısına çıktı, ailesi oldu, her zaman yanında oldu, her durumda ilk aklına gelen kişi O’ydu, Dom’a güveniyordu, O’nu seviyordu, çok sevdikleri bir bebekleri vardı, artık otelde uyuklayıp müşteri beklemeler bitmişti, artık yepyeni bir hayatları olacaktı… Dom’un aklına başka bir dilek gelmiyordu…

Böyle bir kurmaca film işte ; ) çok tanıdık gibi ; )

Advertisements