engelli

Engelli olduğumu fark ettiğim gün çok içim ferahladı.

Mükemmeliği hiç istemedim hayatımda. Belki bundandı beni hep mükemmel olmaya itenlere direnişim hastalıkla oldu, “bakın ben mükemmel değilim” haykırışıydı bedenimin.

Ya da her kurala direnişim; kurallı sanki biz koymamışız gibi uyumlanmaya zorlanmamız ve ancak o kurallarla mükemmel olabileceğim ve olmak sorunda olmama itilişime de taranmamış saçlarım, yeşil ayakkabılarım, her yere sırt çantamla gidişimle cevap verdim.

Tiroitim yok benim. Sanıyoruz ya sadece kol, bacak olmayınca engel oluyor. Benim tiroitim yok. Bütün metabolizmamı düzenleyen merkezi bir organım. Her gün ilaç kullanıyorum. İlacımı almadığımda o günü anlamıyorum bile, çok yorgun, bitkin ve dalgın geçiyor. Bir yere gideceksem o ilaçtan stoklayıp gidiyorum, her an her çantamda hazır tutuyorum. Çok şükür bunlara, var ve yanımda.

Kendimin mükemmel olmadığımı fark ettiğim her an özgürleşiyorum. Bu sefer ki fark ediş fiziksel engelimi fark ettiğimde oldu, çok şükür.

Advertisements