Bu perşembe dans izlesek ;)

Vallahi bu ara sezon açıldı, bn de yetişemez oldum :)Ancak, sevdiğim mekanları ve dansçıları paylaşmadan edemeyeceğim.

İlk İzlenimler / First Impressions

“Bu çalışma yaratıcı gücünü koreografın İstanbul’da yaşamasının ilk izlenimlerinden alıyor. Koreograf duyumsal zenginlikten, eski ve yeni binaların mimarisinden, banliyölerden, çağdaş sanat ve moda manzaralarından ve Taksim’deki kentsel nezihleştirmeden etkileniyor. Çok samimi bir çalışma sayesinde performans sanatçıları ikiye bölünmüşlüğü, belirsizliği, duyarlılığı ve yalnızlığı sunuyor.”

Sanatçılar / Artists

Koreografçı / Choreographer: Natalie Heller

Performans sanatçıları / Performers: Lerna Babikyan, Su Güneş Mıhladız, Esra Yurttut,

Kostüm tasarımcısı / Costume designer: Yasemin Özeri

Fotografçı / Photography: Ersin Erçin

Detaylı bilgi ve bilet için buradan devam edelim.

Orda görüşürüz ;)

 

 

Budala Sultan – Kandilli Türbe Çıkmazı

29 Kasım’da Don Kişot Sosyal Merkezi’nde bizleri bekliyor…

Performans fragmanı

Konsept, Tasarım: Şafak Ersözlü 
Metin: Bahar Nihal Ersözlü 
Performans: Metehan Kayan, Su Guzey, Can Kandara
Ses Tasarım, Performans: Deniz Güngören
Işık Tasarım: Utku Kara
Teaser: by Barbaros Kayan

Performans, bilet satışı yapılmadan; açık bağış sistemi ile gerçekleşecektir. Elde edilen gelir ise, Don Kişot Sosyal Merkezi’nin ihtiyaçları için kullanılacaktır.

Detaylı bilgi için de şu adrese yönlendiyeim sizi :)

budalasultan.wordpress.com

Yıllardır gitmeyi amaçladığım bir oyun – Profesyonel

Dün Atlas Pasajı’na gidince gördüm posteri ve çok heyecanlandım. Oley ya İstanbul’da tekrar oynuyor Profesyonel. O zaman artık görelim, yıllardır bir bekleyişteydim.

Maalesef Küçük Sahne’deki oyunalrda biletler tükenmiş. Sadece 27 Ekim’de (Pazar) Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde son 20 koltuk var. Haydi erken gelen kapıyor :))

İstanbul Devlet Tiyatrosu Oyunun Sayfası

Bilet almak için buradan devam

profesyonel_ist

 

Bir Zamanlar Londra’da! – Bir Umut Yalım sergisi

GaleriBu“O rutubetli Londra yıllarında Kendi’m olma çabası…

Yeniyetmelik yılları bir zaman biriminden çok bir mekân gibi yaşanıyor. Zaman, mekânın eşliğinde sadece… Benim de, okul günlerimdeki, Londra yılları zamandan çok bir mekân gibiydi. Bitmeyen bir mekân. O mekânın içersinde kendimi bulmam uzun sürmedi çünkü Camus’nün deyişiyle “Tek başına bir dayanışma” içersindeydim. Zaten adamı da adam yapan bu tür yalnızlık ve kendisizlik zamanlarıdır. Kendisizliğine, bir kendilik ikame ettiği zaman kişi kendini tamamlar. O rutubet Londra yıllarının bana en büyük armağanı da buydu zaten: Kendi’m…”

Etkinlik sayfası için buyrunuz.