Bizim sokağın hikayeleri – Gülçin

Evde oturuyorum, salonda. Evim apartmanın ikinci katında, salon da sokağa bakar. Hatta biraz da sessizsem dışarıdan geçenlerin düşüncelerini bile duyabilirim…

Ben Gülçin. 10 yaşında geldim İstanbula, Kayseri’den. Çıtı pıtı bir kızdım, siyah saçlı, mavi gözlü. Okuldan eve geldim mi ev birden neşeleniverirdi. Annem benim ve kardeşlerimin sevdiğimiz yemekleri hazırladığını anlatır, babam da hemen omzuna tırmanan bizlerden oyunlarla kurtulup yemeğe kadar kendine azıcık bir dinlenme vakti almak isterdi. İşte neşeliydi, zaten beş dakika dinlenebilecek vakti vardı ama bize hayır dememek için hemen oyunlar uydurur o da onun içinde bulurdu kendini.

Ben Gülçin. 43 yaşındayım. 15 ve 23 yaşlarıında iki kızım, 2 yaşında dünya tatlısı bir torunum var. Biraz kilo aldım sanki bu ara, tam da yüzün altına düşmüştüm nerden çıktı bu dört kilo yine. Geçen gün düştüm aşağı sokakta, belediyenin arkasında merdivenli yol var ya orda. Halbuki hep dikkat ederim merdivenden inerim, rampadan kaymayayım diye. Olacak ya kızım aradı, telefonu açmış bulundum, nereye bastığımı fark etmemişim, nasıl kaydım, o sırada buldum korkuluğu attım elimi tuttum da telefon ezildi elimle demir arasında. Neyse o korudu yoksa kimbilir ne haldeydim.

Bacaklarım zor tutuyor zaten. Nereye gitmek istesem oldurmuyor. Hemen de morarır, şişer, geçmez de bir türlü. Sağ tarafım. İleri doğru bir adım. Zor.

Bizim kız sınavlara girdi bu sene, hemşirelik için. Heyecanlanmış, düşük geldi puanı. Aslında çok iyiydi, tutacaktı da.

Ben Gülçin. 16 yaşındayım. Hemşire olacağım. Hastanede bembeyaz etekleriyle, kepleriyle – kep de ne demek pek anlamıyorum da o taktıkları başlığa dendiğini duyduğumda… – melekler gibiydiler. Bebekleri kucaklarında tutuşları, ağlayanları yatıştırmak için dokunuşları bile öyle hafifti ki… Çocukları seviyorum. Bizim evde çocuk neşe demek. Hep neşeli olsun hayatım diye çocuklar olsun etrafımda istiyorum. Hele ki onlar için melek olmak… O başlarındakine “kep” deniyormuş. Ne zarif, net ve sade bir kelime; “kep”. Ben de öyle melek bir hemşire olacağım, öyle hafif, zarif, sevgi dolu…

Ben Gülçin. Evimin kadınıyım. Zil çaldı, Ali Taif gelmiştir. O da belediyede bir iş buldu çok şükür, en azından belli bir işi gücü, saati var. Bugün öyle pek aman aman bir yemek de yapamadım. Doyarız işte. Salatayı da şimdi yaptım mı tamam. Ayakta zor duruyorum zaten. Bacağım hala ağrıyor, morluğu hafifledi ama şişliği daha geçmedi.

Bizim komşu da düşmüş, aynı ayağını burkmuş. Buz koy falan dediydi, geç de olsa işe yarar. Yarar mı acaba? Yok ya onca zamangeçti artık, ne işe yarayacak bu saatten sonra…

heyecanlı keşifler / exciting discoveries

3sm

nasıl bir hareket olursa olsun yaptığımız;

fiziksel – dans, koşu, yoga vb;
duygusal – üzüntü, sevinç, şaşkınlık vb;
zihinsel – hayal etmek, analiz etmek, düşünmek…

hepsinde yere köklenirken gökyüzüne uzuyoruz. yer çekimi aslında bizi çeken değil bizi taşıyan bir kuvvet ve inanılmaz bir şekilde gerçekten yere basınca gökyüzüne de eforsuz ve daha geniş uzayabiliyoruz.

heyecanlanıyorum…

—————————————–

In which way we move;

– physical: dancing, running, yoga etc

– emotional: sadness, happiness, surprising etc

– mental: dreaming, analyzing, thinking etc

we root to the ground and reach to the sky. gravity is not the force taking us down, though surprisingly it is the force that makes us taller without any effort and pain.

getting excited…

Benim hayallerim, hayatın hayalleri / Dreams of me or life

Tabi ki hayal kuralım, kendimi hayallerimin olmadığı bir dünyada düşünemiyorum. Ancak, hayata da açık olalım derim. Belki hayallerimizden daha güzel şeyler getiriyordur bize ;)

Ne getiriyorsa onu hak ediyoruz merak etmeyin, o kadar değerliyiz bu cömert hayatta…

Hayal et ama koşma onun peşinden, hayatın sana onu getirmesine izin ver.

————————–

Dream! Of course. I cannot imagien myself without my dreams. However, let’s be open to life because maybe it brings us better than we think ;)

Believe it or not we deserve that what it brings, we are worth to live it in that generous life.

Dream but don’t get tired to catch it, let the life make it happen for you.

dreams